İnternet İlanları Pert Araç Hesabı ve Araç Mahrumiyet Bedeline İlişkin Güncel Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Uygulamaları

Bilirkişi Raporları Varsayımlarla Değil, Somut Delillerle Hazırlanmalıdır!

İnternet İlanları, Pert Araç Hesabı ve Araç Mahrumiyet Bedeline İlişkin Güncel Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Uygulamaları:

"Sahibinden.com'da bu motor 250.000 TL'ye satılıyor."

Uygulamada son yıllarda trafik kazalarından kaynaklanan değer kaybı, pert bedeli ve araç mahrumiyeti davalarında bilirkişi raporlarında en sık rastlanan cümlelerden biri budur.

Peki gerçekten bir internet ilanı mahkeme kararına esas alınabilir mi?

Henüz satılıp satılmadığı bilinmeyen, ilan sahibinin tek taraflı beyanından ibaret olan bir internet ilanı, bir aracın gerçek piyasa değerini gösterebilir mi?

Daha da önemlisi; Devlet adına hüküm kuran mahkemeler, kamu gücünü kullanırken özel bir internet platformundaki doğruluğu ispatlanmamış ilanları esas alabilir mi?

Kanaatimizce bunun cevabı: Hayır.

Nitekim son yıllarda Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlar da aynı doğrultudadır.


1. İnternet İlanı Satış Değildir.

Öncelikle şu temel hukuki ayrımı yapmak gerekir.

Bir internet sitesinde yayımlanan ilan;

  • satış değildir,

  • satış sözleşmesi değildir,

  • satış bedeli değildir,

  • gerçek piyasa değeri değildir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/4499 Esas, 2015/2107 Karar ve yine 2017/810 Esas, 2019/472 Karar sayılı ilamlarında açıkça belirtildiği üzere;

internet sitesinde yayımlanan ilanlar hukuken "icap" değil, yalnızca "icaba davet" niteliğindedir.

Bu ayrım son derece önemlidir.

Çünkü icaba davet;

"Ben bu malı şu fiyattan kesin olarak satıyorum."

anlamına gelmez.

Sadece;

"İlgileniyorsanız benimle görüşebilirsiniz."

anlamını taşır.

Dolayısıyla internet ortamındaki fiyatlar hukuken bağlayıcı satış bedeli değildir.


2. Gerçekleşmeyen Satışlar Emsal Olamaz.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2020/11278 Esas, 2021/2744 Karar sayılı ilamında çok önemli bir ilke benimsenmiştir.

Yüksek Mahkeme;

"Henüz satışı yapılmayan satış ilanları emsal alınmak suretiyle soyut ifadelerle değer belirlendiğinden bilirkişi raporu geçersizdir."

tespitini yapmıştır.

Her ne kadar karar taşınmaz değerlemesine ilişkin olsa da ortaya koyduğu hukuki ilke bütün değerleme uyuşmazlıkları bakımından geçerlidir.

Çünkü değerleme;

gerçekleşmiş işlemlere dayanmalıdır.

Varsayımlara değil.


3. Sahibinden.com Bir Kamu Kurumu Değildir.

Burada gözden kaçırılan çok önemli başka bir husus bulunmaktadır.

Sahibinden.com, arabam.com veya benzeri platformlar;

  • kamu kurumu değildir,

  • resmi veri tabanı değildir,

  • noter değildir,

  • trafik tescil değildir,

  • Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi değildir.

Dolayısıyla bu platformlarda yer alan bilgilerin doğruluğu kamu güvencesi altında değildir.

Üstelik uygulamada;

  • kilometresi düşürülmüş araçlar,

  • ağır hasarı gizlenen araçlar,

  • hiç var olmayan araç ilanları,

  • dolandırıcılık amacıyla verilen ilanlar,

  • gerçeğe aykırı satış bedelleri,

nedeniyle ceza ve hukuk mahkemelerinde her yıl binlerce dava görülmektedir.

Hal böyle iken;

gerçekliği dahi tartışmalı internet ilanlarının bilirkişi raporlarına esas alınması, hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır.


4. Bilirkişi Gerçek Satış Verilerini Araştırmalıdır.

Peki bilirkişi ne yapmalıdır?

Kanaatimizce cevap yine yargı kararlarında bulunmaktadır.

Araç değeri belirlenirken;

  • Türkiye Noterler Birliği satış kayıtları,

  • Trafik Tescil kayıtları,

  • SBM ve Tramer kayıtları,

  • Sigorta eksper raporları,

  • gerçekleşmiş satış ve devir işlemleri,

araştırılmalıdır.

Çünkü ancak gerçekleşmiş satışlar gerçek piyasa değerini gösterebilir.

Kanaatimizce konuya ilişkin en önemli kararlardan biri Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/437 Esas, 2025/389 Karar sayılı ilamıdır.

Mahkeme öncelikle çok önemli bir ilkeyi ortaya koymaktadır:

Hakim hukuku resen uygular. Bilirkişi ise yalnızca teknik konuda görüş bildirir.

Kararda ayrıca;

"Rapora itiraz, belirsiz ve eksik olan teknik hususlar için açıklama yapılmasını istemektir."

denilerek bilirkişi raporlarına yönelik itirazların hangi çerçevede değerlendirileceği açıklanmıştır.

Ancak kararın asıl önemi burada değildir.

Bölge Adliye Mahkemesi;

araç bakiye pert bedeli ve araç mahrumiyet zararının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için dosyada bulunması zorunlu olan delilleri tek tek saymıştır.

Buna göre;

  • sigorta şirketlerince yapılan ödemeler,
  • ödeme kalemleri,
  • mahsup kayıtları,
  • pert kayıtları,
  • sovtaj bedeli,
  • hurdanın kimde kaldığı,
  • SBM kayıtları,
  • Tramer kayıtları,
  • onarılmış pert araç klozu,
  • satış ve devir kayıtları,
  • emsal araçlara ilişkin somut veriler

dosyaya kazandırılmadan hazırlanacak bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı açıkça ortaya konulmuştur.

Kararın en dikkat çekici bölümü ise şudur:

"Teknik araç pert hesaplaması yapılabilmesi için emsal araç pert bedeline kıstas olacak somut delillerin celbi gereklidir."

Bu cümle, bütün araç değerleme davaları bakımından yol gösterici niteliktedir.


5. Pert Araçlarda Araç Mahrumiyet Zararı Devam Eder.

Uygulamada karşılaşılan bir başka yanlış kanaat ise;

"Araç pert olmuşsa artık araç mahrumiyet bedeli istenemez."

şeklindedir.

Bu görüş de doğru değildir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/5643 Esas, 2015/13009 Karar sayılı ilamında;

pert olan araçlarda araç mahrumiyet zararının ortadan kalkmadığı, aksine zarar gören kişinin emsal bir araç satın alabileceği makul süre boyunca araç mahrumiyet zararına uğramaya devam edeceği açıkça kabul edilmiştir.

Yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/7703 Esas, 2016/730 Karar sayılı ilamında da;

araç pert olsa dahi kullanım mahrumiyetinden doğan zararın ayrıca tazmin edilmesi gerektiği belirtilmiştir.


6. Sigorta Şirketinin Pert Bedelini Ödemesi Zararın Tamamını Karşılamayabilir.

Bu konuda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında;

sigorta şirketince yapılan ödeme yeterli görülmemiş,

bakiye pert bedeli ile birlikte araç mahrumiyet zararına da hükmedilmiş,

istinaf başvurusu ise esastan reddedilmiştir.

Bu karar, sigorta ödemesinin her zaman gerçek zararı karşılamadığını göstermesi bakımından son derece önemlidir.


Sonuç:

Bilirkişilik; kanaat üretme değil, gerçeği teknik yöntemlerle ortaya koyma faaliyetidir.

Bu nedenle;

✔ gerçekleşmeyen internet ilanları,

✔ doğruluğu ispatlanamayan fiyatlar,

✔ özel şirket veri tabanları,

✔ soyut piyasa araştırmaları,

mahkeme kararına esas alınamaz.

Gerçek piyasa değeri ancak;

  • resmi kayıtlarla,

  • gerçekleşmiş satışlarla,

  • denetlenebilir verilerle,

  • yargısal denetime elverişli teknik raporlarla,

ortaya konulabilir.

Aksi yaklaşım, bilirkişilik kurumunu teknik bilimden uzaklaştırır; yargılamayı ise varsayımlara dayalı hâle getirir.

Devlet adına hüküm kurulurken esas alınması gereken; ilanlar değil, ispatlanabilir gerçeklerdir.

https://onurkucukyetim.av.tr/